22 Ağustos 2015 Cumartesi

AVRUPA - SİBİRYA FİTOCOĞRAFYA BÖLGESİ

       Bu bölge genellikle, yazların nispeten sıcak geçtiği, kışların ise pek soğuk geçmediği ve tüm mevsimlerin yağışlı olduğu, yani nemli - ılıman ve nemli - soğuk iklimin etkili olduğu Karadeniz Bölgesi (Karadeniz ardı depresyonları dışında) ile Gelibolu ve Biga yarımadaları dışında, Marmara Bölgesi’ni (Trakya’da Ergene Havzası dışında) kapsar. Bölgenin güney sınırını, Karadeniz ve Marmara bölgelerinde kabaca doğu - batı yönünde uzanan dağ sıralarının kuzeye bakan yamaçları oluşturur. Ancak bu bölge­de, dağların güneye bakan yamaçları ve dağlar arasındaki tektonik oluk­lar ve havzalar, ayrı ortamları meydana getirirler. Karadeniz ardı oluklan oluşturan Çoruh, Kelkit, Gökırmak ve Devrez vadileri içerisinde yan kurak - yan nemli iklim koşulları egemendir. Bölgenin en kurak yöresini Çoruh Vadisi’nde Yusufeli ve çevresi oluşturur. Trakya’da Ergene Havzası’nda ise yan kurak - yan nemli iklim koşullan egemendir.
       
       Yaz döneminde dağların kuzeye bakan yamaçları genellikle sis alır. Bu sis, özellikle nispeten kurak olan Güney Marmara Bölümü’nde bit­kilerin su sıkıntısı çekmesini önemli ölçüde azaltır. Bitkilerin büyük bir bölümü higrofit ve higrofil özelliktedir.

       Trakya’da Yıldız Dağlan’nın kuzey, Marmara Bölgesi’nin doğu ve güney bölümlerindeki dağların kuzeye bakan yamaçlan ile Kuzey Anado­lu kıyı şeridinde, yaprağını döken, çoğunlukla mezofıt vejetasyon formas­yonları yaygındır. İklim koşullarının bitki yaşamı üzerinde elverişli olma­sından ötürü, bu bölge ülkemizin bitki topluluklan yönünden en zengin bölgesidir. Burada, ülkemizdeki bitkilerin yarısından çoğu bulunur, farklı fizyonomik özellikte ağaç topluluklan ve/veya ormanlar yer alır. Aynı za­manda fanerofit ve hemikriptofıtler de vardır. Doğu Karadeniz kıyı şeri­dinde çok az olan Akdeniz kökenli elemanlar da, 200 m’ye kadar yükselen kıyı kuşağında yaygındır.

       Avrosibirya Bölgesi’nin, Ordu’dan doğuya doğru uzanan alanı Kolşik, Ordu’dan Yıldız Dağlan’na, Bulgaristan’a kadar uzanan ve doğuya göre nispeten kurak olan kesimi de Öksin bölümlerine ayrılır.


 Resim 1. Mesudiye İlçesi Holarktik Flora Alemi

       Bu bölgede bulunan Trakya’nın orta bölümü, tipik Öksin eleman' lan içermesinden ötürü Avrosibirya Bölgesi’nin Balkan Bölümü alınabilir. Ergene Havzası’nın yoğun tarımsal faaliyetlere sahne olma ve orman örtüsünün önemli ölçüde tahrip edilmesinden ötürü burası antropojen bozkır görünümüne sahiptir. Bununla birlikte, bu alanda İran - Turan bozkır elemanlarının eksikliği veya ekolojik koşulların bozkır ortamını desteklememesi, burasının bozkır içerisine alınmasını mümkün kılmamaktadır.

       Bu bölgenin yıllık ortalama sıcaklığın 10-14°C arasında değiştiği alt veya kıyı kuşağında (1000-1500 m’ye kadar), nemli - ılıman iklim koşul­larında büyüyen yaprağını döken ağaç ve çalılar egemendir, buna karşın, yıllık ortalama sıcaklığın 6-10°C arasında değiştiği 1000-2000 m’ler ara­sında, soğuk ve nemli ortamlarda yetişen iğne yapraklı ormanlar yaygın­dır. Bir bütün olarak Avrosibirya Bölgesi’nde bulunan ve çoğunluğu Öksin Bölümü’ne ait olan ağaç ve çalılar şunlardır:

       Kazdağı göknarı, Kafkas göknan, ova akçaağacı, Kafkas akçaağacı, taraklık ağacı, kızılağaç, yeykin, şimşir, gürgen, istiriç, kestane, yabani kızılcık, fındık, Türk fındığı, kocakarı armudu, sırımağu, kayın, dişbudak, çiçekli dişbudak, Anadolu dişbudağı, kara sarmaşık, kamaniça, muşmula, fırek, sarıçam, karayemiş, Istıranca meşesi, sapsız meşe, saplı meşe, zifın, kumar, dikenucu, pitlicen, ağızlıkçalısı, Kafkas ıhlamuru.


Resim 2. Kazdağı Göknarı TABİATI  KORUMA  ALANI
        
       Doğu Karadeniz Bölümü’nde, özellikle Ordu’nun doğusunda Kolşik Bölüm’e ait olan elemanlar, genellikle Karadeniz Bölgesi’nin batı bö­lümünde bulunmamaktadır. Kolşik Bölüm’de bulunan ağaç ve çalılar ise şunlardır:

        Beşparmak ağacı, yeykin, moşi, ezentere, hımık, poci, ladin, Kafkas göknarı, sarıçam, yayla peliti, çat cehrisi, dağ kumarı, kızıl kumar, beyaz kumar, yayla üvezi. Öksin Bölümü’nün Orta ve Batı Karadeniz kesiminde, doğuda ve Batı Kafkaslar’da bulunan ve buralarda yoğunluk gösteren türlerde azalma görülür, aynı zamanda yakmuk, sultan zambağı, gümüşi ıhlamur, Macar meşesi gibi Balkan ve Orta Avrupa’da bulunan türler girer. Ayrıca bu bö­lümlerdeki alpin floraya, İran - Turan ve Oromediteran Akdeniz dağ kuşa­ğı türleri de girmektedir.

        Öksin elemanları, Kaz Dağı’nda, İç Batı Anadolu’da Murat Dağı’nda, Orta ve Batı Toroslar’da bol sayılacak miktarda, Ankara kuze­yinde Karagöl mevkiinde, İzmir Nif Dağı’nda, Sultandağlan’nın kuzey yamaçlarında. Nemrut. Mercan (Munzur), Anamas, Amanoslar’da ve diğer kesimlerde, yer yer ağaç, çalı, otsu türler ve topluluklar halinde bulunmaktadır.

       Bu bölgede yaygın olan kimi ağaçların ekolojik özelliklerine de kısaca değinmekte yarar vardır:

       Kayının yetiştiği ortamlarda yıllık ortalama sıcaklık 6-14°C arasın­dadır, en yüksek sıcaklık 30°C’yi aşmakta, en düşük sıcaklık ise -20°C’ye kadar düşmektedir. Ancak optimum yetişme ortamlarında yıllık ortalama sıcaklık 6-8°C, yazın ortalama sıcaklık 15°C, kış döneminde ise -4/-5°C arasındadır.

       Yıllık ortalama yağış miktarı en az 600 mm’nin üzerinde olup, bu değer 2000 mm'nin üzerine kadar çıkar. Yaz dönemi genellikle az çok ya­ğışlı geçer, bağıl nem ve bulutluluk yüksektir. Vejetasyon döneminde orta­lama bağıl nem % 70, bulutluluk ise 6/10 dolayındadır. Sık sık sis olaylan meydana gelir. Başka bir anlatımla, kayın ormanlarının bulunduğu alanda genellikle su sıkıntısı meydana gelmemekte ve vejetasyon döneminde sis oluşmaktadır. Bu nedenle, Karadeniz ardı ve Güney Marmara Bölümü’nde kayınlar, dağların sis alan yüksek yamaçlannda görülür.

       Bu bölgede yetişen diğer türlerden ıhlamur, kestane, gürgen ve yük­sek kısımlarda ladin kayınlarla birlikte bulunur. Kayın ormanlarının altın­da genellikle ormangülleri yaygındır.

       Ladin, yalnızca Doğu Karadeniz Bölümü’nde, doğuda Gürcistan, batıda Ordu Melet Çayı arasında, 800-2400 m arasında saf ve kanşık ormanlar halinde bulunur. Bu alanda yıllık ortalama sıcaklık 8-12°C ara­sında değişir. Optimum yetişme alanlarında sıcaklık 4°C dolayındadır. Yaz döneminde sıcaklık 10-15°C arasındadır, kış döneminde ise sürekli 0°C’nin altındadır. Yıllık ortalama yağış genellikle 1000 mm’nin üzerin­dedir. Bu yağışın yaklaşık 1/3’ü yaz döneminde düşer. Yüksek kısımlar sürekli olarak çisenti şeklinde yağış alır. Yetişme döneminde bölge ge­nellikle yoğun sislerle kap ıdır. Bağrl nem % 80’in sürekli üzerindedir. Bu nedenle sık sık ç.y olaylarına rastlanır. Ladinlerin yetişme ortam,nda su sıkıntısı görülmez, hatta su bolluğu vardır. Bu ormanlann Ordu’nun batısında bulunmamasının esas nedeni, yoğun sisin azalması ile doğru- dan ilgilidir.

        Ormanın alt katında omıangülleri ve karayemiş yaygındır, ışık sızan kesimlerde son derece gür bir otsu örtü yer alır. Ladin ormanlarının yok edildiği alanlar, ormangülleri ve higrofil otsu türler tarafından yoğun bir şekilde örtülür.

       Kafkas göknarı, Doğu Karadeniz Bölümünde yaygın olup,  ladin ormanları ile birlikte batıda Ordu’ya kadar uzanır. Kazdağı göknarı ise, Karadeniz Bölümü’nde Vezirköprü güneyinden başlar ve 1000m'nin  üzerindeki alanları kaplayarak parçalar halinde Uludağ’a kadar uzanır. Her iki göknar da sis alan ortamlarda yetişir. Bunun en güzel örneğini Bolu depresyonu oluşturur. Nitekim Bolu Dağları’nın kuzeye bakan yüksek ya maçlarının sis alan kısımlarında göknar ormanları ortama egemen olur. Az sis alan kısımlarda ise, sarıçam ve kayın oımanlan ile birlikte bulunur, göknar bu ağaçların adeta gölgesinde ve siperinde yetişir.

       Sarıçam, soğuk - nemli, yan nemli ve hatta yan kurak alanlarda yetişmektedir. Sarıçamların optimum yetişme ortamlarında yıllık ortalama sıcaklık 3-4°C dolayındadır. Kış döneminde ortalama sıcaklık -10°C’ye kadar düşer. Yaz döneminde ise 15°C dolaylarında sürer. Kurak ortamlarda yıllık ortalama en düşük yağış 400 mm dolayındadır. Nemli ortamlarda ise 1000 mm’nin üzerindedir. Sançamın yetişmesinde en önemli ekolojik etmen, vejetasyon döneminde doğrudan güneş radyasyonudur. Bu nedenle sarıçam, sisli ortamlarda orman kuramamaktadır, yazı kurak, bağıl nemi düşük ve dolayısıyla buharlaşmanın çok olduğu alanlardan kaçmaktadır. Bu yüzden sarıçamlar Karadeniz Bölgesi’nde, dağların yüksek ve güneş alan kısımlarında yaygındır, iç kısımlara doğru ise, dağların nispeten nem­li olan kuzeye bakan yüksek yamaçlarına çekilir. Ülkemizde, en yüksek alanlarda bulunan ormanları sarıçamlar oluşturur. Nitekim Sarıkamış do­layların da bu ormanlar 2700-2800 m’ye kadar çıkar.
  
       Sarıçam ormanları, altında bulunan bitki topluluğuna göre de sınıflandınlabilir. Akdağmadeni, Çoruh Havzası, Tortum ve Yusufeli dolaylarında görüldüğü gibi, İran - Turan otsu elemanlarının yaygın olduğu alanlarda  kuru sarıçam ormanları bulunur. Bolu Aladağlar ve Doğu Karadeniz Dağları'nda, Yalnızçam Dağları’nda olduğu gibi alpin ot toplulukları içeren alanlarda nemli sarıçam ormanları görülür.

KAYNAK: http://www.turkeystree.com/

15 Ağustos 2015 Cumartesi

TÜRKİYE'NİN FİTOCOĞRAFYA BÖLGELERİ

       Herhangi bir alanda bulunan tüm ağaç, çalı, ot,  karayosunu gibi bitkileri familyalara ayırarak, teker teker belirtmek ve bitkilerin listesini çıkartmak "flora" kapsamına girmektedir. Başka bir ifadeyle, herhangi bir alanın florası denildiğinde, o alanda bulunan tüm bitkilerin cins, familya ve türlerine göre sınıflandırılması anlaşılır. "Vejetasyon" ise, herhangi bir alanda bulunan bitkilerin bir araya gelerek oluşturdukları toplulukları kapsar. Bunlar da ağaç, çalı ve ot toplulukları halinde sınıflara ayrılır.

       Bitkiler çeşitli ölçütlere göre sınıflandırılır. Burada bitkilerin sınıflandırılması, ağaç, çalı, ve ot toplulukları gibi dış görünüşlere göre yapılmıştır. 

       Ülkemizde fitocoğrafya bölgelerinin sınıflandırılmasında başta iklim koşulları dikkate alınmıştır. Ülkemiz coğrafi konumu açısından çeşitli iklimlerin etkisi altındadır. Nitekim kuzeyde Kuzey Anadolu ve Yıldız (Istranca) Dağlan kuşağının kuzeye, özellikle Karadeniz’e bakan yamaçlarında okyanusal,  Marmara Denizi çevresi, Ege Bölümü ve Akdeniz Bölgesinde Akdeniz, İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise karasal iklim koşullan egemendir. Böylece Türkiye, kuzeyi nemli - ılıman, Ege ve Akdeniz bölgeleri subtropikal, orta ve doğu bölgeleri ise karasal iklimin toplandığı bir ülkedir. Yüksek dağlık alanlarda ise kuzey enlemlerde etkili olan so­ğuk iklim koşulları görülür. Bu yüzden, Türkiye’de bitki örtüsü açısından farklı alanların ve fitocoğrafya bölgelerinin bulunması, doğal koşulların bir gereğidir.

       Genel bir değerlendirmeyle, Türkiye’nin kuzeyi bir bütün olarak Avrosibirya (Avrupa - Sibirya) Fitocoğrafya Bölgesi’ne girer. Kuzeyde Ordu’nun doğusundan başlayarak Doğu Karadeniz Bölümü Kolşik, batı kesimleri ise aynı fıtocoğrafya bölgesinin Öksin fitocoğrafya bölümleri içinde kalır. Marmara Denizi’nin kuzey kıyılan ile Ege ve Akdeniz bölge­leri, Akdeniz Fitocoğrafya Bölgesi’nin Doğu Akdeniz Fitocoğrafya Bö­lümü içindedir. İç ve Doğu Anadolu bölgeleri İran - Turan (Orta Asya) Fitocoğrafya Bölgesi ne, Güneydoğu Anadolu’nun bozkır alanlan da İran - Turan Fitocoğrafya Bölgesi’nin Mezopotamya Fitocoğrafya Bölümü’ne girer. Kısaca Türkiye, Avrosibirya, Akdeniz ve İran - Turan fitocoğrafya bölgelerinin bir arada bulunduğu bir ülkedir.




KAYNAK: http://www.turkeystree.com/

13 Ağustos 2015 Perşembe

TÜRKİYE BİTKİ COĞRAFYASI

       Vejetasyon, bir yerdeki bitkilerin orman, çalı ve ot gibi topluluklar halinde sınıflandırılmasını ve bunların yetişme koşulları ile dağılışlarını kapsar. Ülkemiz, çeşitli vejetasyon tipleri yönünden çok zengindir. Türkiye'de, günümüzde egemen olan iklim koşullarına göre yetişen ot, çalı ve ağaç toplulukları dışında, dünyanın diğer bölgelerinde görülmeyen endemik bitkiler bulunur.
       
       Türkiye bitki coğrafyasındaki (fitocoğrafya) amaç, ülkemizdeki bitki örtüsünün dağılışını etkileyen etmenlerin neler olduğunu ortaya koymak ve bitki coğrafyası bölgelerine göre bitkileri sınıflandırmaktır.

       Türkiye'nin vejetasyon örtüsünün sınıflandırılması, coğrafi prensip ve yönteme sadık kalmaya çalışarak, dış görünüşü veya fizyonomisi yönünden benzer veya uygun olan ve aşağı yukarı aynı ekolojik ortamı karakterize eden bitki topluluklarına göre yapılmıştır. Başka bir deyişle bitki toplulukları, orman, çalı ve ot formasyonları olmak üzere sınıflandırılmış ve bu formasyon sınıfları kendi aralarında bitki toplulukları (vejetasyon) halinde ayrılmışlardır.


       Bitkilerin sınıflandırılmasında, ülkemizin fitocoğrafya bölgeleri esas alınmıştır. Çünkü coğrafi bölge ayrımı ile fitocoğrafya bölgesi ayrımında kullanılan ölçütler farklıdır. Bu nedenle bu bölgelerin sınırları da farklıdır.


       Öte yandan coğrafi bölge ölçüsünde bile bir bitki topluluğu, örneğin ormanlar, bölümlere hatta yörelere göre önemli ölçüde değişmektedir. Burada belirtilmesi gereken önemli husus da, coğrafi bölgelerin ayırt edilmesinde ve özellikle iklim koşullarının açıklanmasında bitki örtüsüne gereken önem verilmemesidir. Gerçekten, ülkemizde iklimle ilgili değerlendirme ve çalışmalar, en çok 50-60 yıllık rasat verilerine göre yapılmaktadır. Oysa bitki örtüsü, herhangi bir alanda egemen olan binlerce yıllık iklim özelliklerini yansıtmaktadır.


KAYNAK: http://www.turkeystree.com/
   

Acer griseum   ( Franch .) Pax ( Çin akçaağacı ) Paperbark maple * Ç in kökenlidir. *  12 m boy yapar. *  Sonbah...